
Altın fiyatları niye yükseliyor?
Bugünlerde ortalama 2.300 ABD doları olan bir ons altın, Mayıs 2024'te yeni bir tarihi rekor kırarak 2.400 dolar sınırını aştı. Uluslararası bankalar ve yatırım kuruluşları 2024 yılı sonuna kadar bir ons altının fiyatının 2.400 ile 3.000 dolar arasında olacağını tahmin ediyorlar. Son bir yıl içinde altın fiyatları yüzde 25'in üzerinde değer kazanarak altın yatırımcısını sevindirdi, ancak tüketiciyi de o kadar üzdü. Bundan dolayı yatırımcıda ve tüketicide altın fiyatlarının neden bu kadar yükseldiği ve bu yükselişin devam edip etmeyeceği ile ilgili sorular oluştu. Bu yazımda, son zamanlarda altın fiyatlarını yukarı veya aşağı yönlendiren önemli ekonomik ve siyasi nedenleri genel olarak yorumlamaya çalışacağım.
Bana göre, son aylarda altın fiyatlarını büyük ölçüde üç ana ekonomik ve siyasi gelişme belirledi:
1. Dünya çapında devam eden jeopolitik, siyasi ve askeri gerginlikler ve belirsizlikler.
2. Merkez bankalarının faiz politikaları.
3. Merkez bankalarının yüksek ölçekte altın talebi.
Dünya çapında devam eden jeopolitik, siyasi ve askeri gerginlikler ve belirsizlikler
İki yıldan beri süren Rusya-Ukrayna savaşında hâlâ barışçıl bir sonun görünmemesi ve ABD, İngiltere ve AB'nin bu savaşa giderek daha fazla müdahil olması, Rusya'nın geri adım atmaması ve hatta nükleer silah kullanma tehditleri savurması jeopolitik ve ekonomik belirsizlikleri ve riskleri daha da artırmıştır. Bunun yanında Orta Doğu'da devam eden Gazze savaşı ve Uzak Doğu'da Çin ve ABD arasındaki Tayvan gerginliği ile Rusya ve Kuzey Kore'nin savunma alanında yakın işbirliği yapması dünyayı daha belirsiz bir döneme sürüklemektedir. Avrupa'da aşırı sağcıların ve ırkçıların iktidara gelme ihtimalinin güçlenmesi ve ABD'de bu yılın kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri dünyadaki belirsizlikleri başka bir açıdan da doruğa çıkarmaktadır. Tüm bu jeopolitik, siyasi ve askeri gerginlikler ve belirsizlikler dünya ekonomilerinde riskleri artırarak, altın fiyatlarının yükselmesinin en önemli faktörlerinden biri olmuştur.
Merkez bankalarının faiz politikaları
Korona salgını sonrası ve Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla 2021 yılı sonunda tüm dünyada enflasyon yükseliş trendine girdi. Buna tepki olarak başta ABD Federal Rezerv Sistemi (FED), AB Avrupa Merkez Bankası (EZB) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) olmak üzere birçok gelişmiş ülkenin merkez bankaları, diğer para politika araçları yanında özellikle politika faizini yükselttiler. 2024 yılı başında en yüksek seviyede olan politika faizi şu anda genel olarak durağan bir seviyede bulunuyor. Haziran 2024 sonunda ABD'de politika faizi yüzde 5,25 ile 5,5 arasında, Avro Bölgesi'nde yüzde 4,25 ve Türkiye'de ise yüzde 50 seviyesindedir.
AB ve ABD'de enflasyonun belirli bir ölçüde düşmesi, kamuoyunda EZB ve FED'in politika faizlerini düşüreceği beklentisi oluştu. AB Merkez Bankası EZB, Haziran 2024 toplantısında politika faizini 25 baz puan düşürerek, bu beklentilere ilk olumlu yanıtı veren merkez bankası oldu. FED'in Haziran 2024 toplantısında politika faizini sabit tutmasıyla birlikte ABD'de politika faizinin yakın zamanda düşeceği beklentisi daha da güçlenmektedir. Türkiye'de politika faizinin ne zaman düşmeye başlayacağını şimdiden tam olarak tahmin etmek zor görünüyor. Bu tahmini sağlıklı yapabilmek için, Türkiye'de enflasyonun önümüzdeki aylarda kesin olarak düşmeye başlamasını beklemek gerekmektedir.
Politika faizinin düşmesi veya bunun ihtimali bile, yatırımların zamanla faiz ve tahvilden çekilerek hisse senetlerine ve altına yönelmesine neden olabilir. Uluslararası gerginlikler ve belirsizlikler nedeniyle ülkelerin ekonomik büyüme ve şirketlerin kâr oranlarının düşmesi, faiz ve tahvilden dönen yatırımların büyük ölçüde zor zamanların can simidi olarak bilinen altına yönelmesini daha da güçlendirebilir.
OECD rakamlarına göre, İspanya hariç, tüm AB üyesi ülkelerin, Almanya ve Fransa dahil olmak üzere ekonomik büyümenin 2024 yılında yüzde birin altında olması beklenmektedir. İspanya için 2024 yılında yüzde 1,5, Almanya için yüzde 0,3 ve Fransa için ise yüzde 0,6 büyüme bekleniyor. Bu durum, getirisi düşen faiz ve tahvilden çekilen yatırımların Avrupa borsaları yerine, beklenen ekonomik büyümesi yüzde 2,1 olan ABD ve büyümesi yüzde 2,9 olan Türkiye gibi ülkelerin borsalarına veya özellikle altına yönelmesine yol açabilir.
Merkez bankalarının yüksek ölçekte altın talebi
Son yıllarda merkez bankaları, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere karşı finansal dirençlerini sağlamak ve kontrolsüz döviz dalgalanmalarını dengelemek için stratejik olarak altın rezervlerini artırmaktadır. Dünya Altın Konseyi'nin istatistiklerine göre 2022 yılında merkez bankaları toplamda 1.082 ton altın alarak yeni bir rekor kırmıştır. 2023 yılında ise merkez bankaları yine toplam 1.037 ton altın rezervlerine eklemiştir. Aynı kuruluşun araştırmaları, merkez bankalarının altın alım trendinin 2024 ve 2025 yıllarında da yüksek seviyede devam edeceğini göstermektedir.
Son on yılda döviz ve enflasyon risklerine karşı en çok altın rezervlerini artıran ülkelerin başında, Çin ve Rusya'dan sonra Türkiye gelmektedir. Son ayların rakamlarına bakılırsa, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2024 yılında da yine en çok altın edinen ülkelerden biri olacaktır.
Özel yatırımcılar gibi merkez bankaları da belirsiz ekonomik ve siyasi ortamlarda altını güvenilir bir sığınak olarak görmektedir. Merkez bankalarının bu yüksek altın talepleri, altın piyasalarında fiyatların yükselmesinin başka bir önemli faktörü olmuştur.
Sonuç
Görüldüğü gibi altın fiyatlarının son zamanlarda yukarı yönlü hareket etmesinin üç önemli sebebi bulunmaktadır: jeopolitik, siyasi ve askeri gerginlikler ve belirsizlikler, merkez bankalarının faiz politikaları ve bu kurumların ülkelerinin finansal direncini güçlendirmek ve kontrolsüz döviz dalgalanmalarını dengelemek için piyasalardan yüksek ölçekte altın talebi. Bu birbirini etkileyen ve tetikleyen üç ana faktöre sebep olan risklerin devam etmesi veya yeni risklerin eklenmesi durumunda, altın fiyatlarının yükselmeye devam etme olasılığını artıracaktır.
Mevcut jeopolitik krizlerin diplomatik yollarla çözülmesi ve ülkelerdeki enflasyonun kontrol altına alınması ve bunun sonucunda merkez bankalarının politika faizlerini makul bir seviyeye düşürmesi durumunda altın fiyatları yine normal dalgalanma sürecine girebilir. Bahsi geçen jeopolitik krizlerin barışçıl bir şekilde çözülmesi için Kasım 2024'te ABD'de yapılacak başkanlık seçimlerinden sonra, Türkiye gibi ülkelerin girişimiyle yeni bir diplomasi ortamı oluşabilir. Türkiye'nin bu yeni girişimlerinin ilk somut adımlarını Temmuz 2024'te ABD'de yapılacak NATO zirvesinde görebiliriz.
Yatırım piyasalarında her zaman dikkate alınması gereken başka önemli bir konu ise, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin devam ettiği ortamlarda altın ve diğer yatırım piyasalarında spekülatif hareketlerin oluşabileceğidir. Bu da kısa vadeli altın fiyatlarının kontrolsüz şekilde aşırı dalgalanmasına neden olabilir.
İsmail Akpınar, Haziran 2024
Resim/Bild: PublicDomainPictures, Pixabay
